Saturday, November 17, 2007

psychedelic indie labber

cumartesi gecesini labda geciren biri nasil blog yazabilir ki?
aslinda ne kadar tembel olduguyla ilgili bir blog yazabilir..

herseyi son dakikaya birakan tembel bir inek. aslinda tam da son dakika degil. haftaya bugun bu inek, montreal'de olucak. o yuzden haftaya yapılması gereken isi simdi yapan tembel inek.. tembel, cunku bunu daha once yapsaydı cumartesi gecesini labda gecirmezdi..

aslinda ben bu kadar kaotik degilim. sadece su an oyle dusunuyorum..

haha, yasasin flaming lips!!

Tuesday, October 23, 2007

beah!

deneme bir iki deneme..

Tuesday, September 18, 2007

edepsizce muzik indirmeyi ozlemisim!!
yine bilgisayarim copluge donuyor..

Saturday, September 15, 2007

a trip to usa part 3

artk bu son bölüm. çünkü usa'e nihayetinde yerleştim. büyük bir evim, büyük kalpli ev arkadaşım ve komşum, telefonum, internetim, iki tane ofisim (evet çok çalışıyorum), 4 tane sınıfım ve 80 tane öğrencim var. doktora ve öğretmenlik yapıyorum!! ben buraya doktora yapacağımı sanarak gelmiştim ama yanında bir de oğretmenlik çıktı. artık alıştım ama eski hayatımı çok çok özlüyorum. en çok da -kişiler hariç- araba kullanmayı özlüyorum! arada bir de sevdiklerimden ne kadar uzak da olduğumu düşünüp -her ne kadar burda da sevdiklerim olsa da- üzülüyorum. en çok da gereksiz yere biten arkadaşlıklara üzülüyorum.
anyway, everybody has issues..

Sunday, June 17, 2007

Çok sevgili tezimden öğrendiklerim

Tez yazarken çok sık değişen duygu durumu nedeniyle bir kızıyorum bir gururlanıyorum. Bakalım sonuç nasıl olacak. Ama artık şunu biliyoruz ki effect yakalamak gerçekten çok zor bir zanaatmış. Eğer emin değilseniz hiç birşeyi deneyerek kanıtlamaya çalışmayın demek istiyorum. Gerisi yalan.. :) Yaşlılar gerçekten unutuyorlarmış..

Efendim sıradaki şarkı...

mind your own business - chicks on speed

Aslında çok sevdiğimden değil, sadece gider ayak pek bir anlamlı geldi..

Thursday, April 5, 2007

"hüzün" "asabiyet"e karsi

sigur ros dan spleen united a gecis yaptim. Memleket olarak fark etmelerinden ziyade, ya da dolayi, sigur ros un o huzunlu havasi kulaklarimda yerini spleen unitedin asabi havasina birakti. Bu cumleden ben bir sey anlamadim.

Soyle ki muzikal olarak tabii ki kiyaslayamam sigur ros ve spleen unitedi. Hatta tarz olarak da kiyaslayamam. Sanirim tek ortak noktalari var o da kulaklarimiza kuzeyden gelen muzikler olmasi. Uzun suredir surreal bir huzun icerisinde sigur rosdan baska bir sey dinle(ye)miyordum ki bir anda bilgisayarimda danimarkali bir komsumun (last.fm den komsu) onerisi uzerine bir zamanlar indirdigim spleen united i gordum. [Aslinda o komsu daha bir cok muzik onerdi ama sanirim beni en carpani spleen united olmus ki direk onu dinlemeye basladim.]Simdi o surreal huznumun yerini surreal bir asabiyet aldi. Aslinda soyle de bir gercek var ki spleen united asabi muzik yapmiyor. Sadece sigur ros un ucan balon gibi hafif, huzunlu, tehlikeli, bana gore cografik ve tek kisilik muziginden sonra baska bir muzige gecis yapinca ister istemez asabilesiyor insan.

Evet ben bu kadar yazdiktan sonra tekrar sigur ros a donmeye karar verdim. Air elime ulasana kadar en azindan. Air ile birlikte postmoderniteyi tekrar kesfedecegim. O zaman da izlandalilar fransizlara karsi baslikli bir yaziyla donecegim.

Saturday, March 31, 2007

Trip to USA part 2

Yaa ikinci bolume gectik.

NYC olmadi belki ama New York State oldu. Bugun bardagin dolu oldugu bir gun. Aslinda son bir kac haftadir bardak hep dolu. Yep yeni bir basligic icin hazirmisim gibi geliyor. Sundan 3,5 ay once 'ben gitmek istiyorum!!' diye mizmizlanirken 'gercekten gitmek istiyor muyum?' sorulari hafif hafif zihnime giris yapiyordu ki 'evet ben gidiyorum' diyebildim. Bunu soylemek yaklasik iki haftami aldi, hersey cok cok buyudu, konusmadikca daha da buyudu sanki ama benim yerime biri konustu ve hersey bir anda balon olup uctu gitti.

Beeaaa diyerek biter bu yazi.

Saturday, February 17, 2007

Wednesday, February 7, 2007

Dünyayı değiştiren sanatçı adamların hastalığı

Synesthesia is a neurological condition in which two or more bodily senses are coupled.

Kim bu adamlar?

Duke Ellington
Franz Liszt
Vladimir Nabokov
Nikolai Rimsky-Korsakov
Jean Sibelius
Syd Barrett
Aphex Twin
Thom Yorke
Jimmy Hendrix
Victor Hugo

Tabii dünyayı ne kadar değiştirdikleri tartışılır.. Ama bir kısmının beni değiştirdiği tartışılmaz.

Wednesday, January 24, 2007

Eğer Öğretilerim Olsaydı

sadece bugüne özel olarak şunları eklerdim:

1. Dünyayı 1 ve 0 dan ibaret sanan manipülatif (bunu şimdi uydurdum) bir mühendisle sonu olmayan bir tartışmaya girmeyin.

2. Şefkate muhtaç görünüşünüz bazen işe yarayabilir, muhtaç göründüğünüz için üzülmeyin.

3. Arkadaşlarınızdan ihtiyacınız olmadığı zamanlarda yapacakları iltifatları ihtiyacınız olduğu zamanlara saklamasını rica edin.

Veya

1. Akıllı insan (c ve ö) davranışının aksine, gereksiz tartışmalar sayesinde günlük konuşma kotanızı doldurabilirsiniz.

2. Şefkate muhtaç görünüp acıma duygusu uyandırmanın yerine güçlü görünüp saygınlık uyandırabilirsiniz.

3. Arkadaşlarınızın iltifatlarına ihtiyaç duymayarak "gerçek ben olduğum sürece var" diyebilirsiniz.

Thursday, January 18, 2007

Ve tavsiyeler..

1. The Long Blondes - Someone to Drive You Home

pitchforkdan daha iyi anlatamam..

pitchfork yorumu

Ama derim ki "giddy stratospheres" ve "weekend without make up",
ve yine ben derim ki eger bu albumu dinlerseniz nico'yu hatırlayacaksınız.
ve de eklemek gerekir ki tam bir kadın albümü.

2. Tortoise - A Lazarus Taxon

tabii ki yine pitchforku selamlıyoruz..

pitchfork yorumu

95 - 01 arası singlelar, b-sideler falan.. kalabalık bir albüm, emek isteyen bir albüm..

Thursday, January 11, 2007

sinema aslında ilüzyon mu?

Peki ilüzyon nedir? Önce bu soruyu cevaplamaya çalışalım. Bir yerlerdeki tanımlara göre ilüzyon "is a distorted perception of reality."
Peki asıl konumuzla ilgili olan ilüzyon yani sihirbazlık nedir? "Magic or conjuring is the art of entertaining an audience by performing illusions that baffle and amaze, often by giving the impression that something impossible has been achieved, almost as if the performer had magic or supernatural powers. Yet, this illusion of magic is created entirely by natural means. The practitioners of this mystery art are called Magicians, Conjurors or Illusionists." (Bu wikipedia'dan)
Peki Christopher Nolan sinema ve sihirbazlık icin ne demiş? "
Sinema bir gözbağıdır benim olayım da kurgudur." (ekşi sözlük - ditriell)
O zaman sizce Christopher Nolan The Prestige'de ne yapmış? Eveeett! Film değil, sihirbazlık gösterisi yapmış!! Ve bu gösterideki olağan üstü (supernatural) olan, ve bizim inanmayı daha kolay buldugumuz şey nedir? Eveeett Tesla'nın super makinası!!
Bir kuple sözle bitirmek istiyorum:
Where is his brother?
-- Dead