sigur ros dan spleen united a gecis yaptim. Memleket olarak fark etmelerinden ziyade, ya da dolayi, sigur ros un o huzunlu havasi kulaklarimda yerini spleen unitedin asabi havasina birakti. Bu cumleden ben bir sey anlamadim.
Soyle ki muzikal olarak tabii ki kiyaslayamam sigur ros ve spleen unitedi. Hatta tarz olarak da kiyaslayamam. Sanirim tek ortak noktalari var o da kulaklarimiza kuzeyden gelen muzikler olmasi. Uzun suredir surreal bir huzun icerisinde sigur rosdan baska bir sey dinle(ye)miyordum ki bir anda bilgisayarimda danimarkali bir komsumun (last.fm den komsu) onerisi uzerine bir zamanlar indirdigim spleen united i gordum. [Aslinda o komsu daha bir cok muzik onerdi ama sanirim beni en carpani spleen united olmus ki direk onu dinlemeye basladim.]Simdi o surreal huznumun yerini surreal bir asabiyet aldi. Aslinda soyle de bir gercek var ki spleen united asabi muzik yapmiyor. Sadece sigur ros un ucan balon gibi hafif, huzunlu, tehlikeli, bana gore cografik ve tek kisilik muziginden sonra baska bir muzige gecis yapinca ister istemez asabilesiyor insan.
Evet ben bu kadar yazdiktan sonra tekrar sigur ros a donmeye karar verdim. Air elime ulasana kadar en azindan. Air ile birlikte postmoderniteyi tekrar kesfedecegim. O zaman da izlandalilar fransizlara karsi baslikli bir yaziyla donecegim.
yaktım...
1 week ago

