Sunday, November 23, 2008
Saturday, October 18, 2008
Vector Lovers + SeaMonkey
1. Istanbullular, kasimin 8inde vector lovers istanbuldaymis. Tavsiye ederim.
http://www.myspace.com/vectorlovers
2. Labdaki bilgisayarima yeni ubuntuyu kurduktan sonra bir de baktim ki firefoxun en yeni beta versiyonunu koymuslar. ben de sevmedim onu. Surekli bilgisayarim donuyordu. Mozilla diye bakinirken SeaMonkeyi gordum. Windows icin de var mi bilmiyorum ama siddetle tavsiye ederim.
Bir ara linuxun ama ozellile ubuntunun guzellikleriyle ilgili bir yazi yazmak istiyorum. Window kullanan insanlar, vazgecin windowstan artik. Inanin ubuntu windowstan cok cok daha kolay!
Posted by
cenin
at
6:03 PM
0
comments
Sunday, October 5, 2008
son kesif
Bu blogu ben yazıyorum, bir tek deniz okuyo sanıyorum. Ben yine de yazmaya devam edecegim. Tabii uzun aralıklarla. :) Gecenlerde pandora diye bir websitesi ogrendim. Hatta siz de ogrenin eger bilmiyorsanız: http://www.pandora.com Last.fm in gorunuste daha az gelismisi. Soyle ki sizin dinlediginiz seylerden bir veritabanı yapmıyor. ancak yazdiginiz sarki yada sanatcıya gore oldukca basarili bir radyo hazirliyor. bir kusuru daha var, o da biraz limitli bir librarysi var sanirim. Her neyse denemeye dener! Daha once duymadıgım sanatcilar da cikardi karsima, o yuzden hosuma gitti.
Bir de eski, oldukca sisko ve agir, aynı zamanda kocaman ama bir o kadar kapasiteli mp3 calarimin empatik bir organizma oldugunu dusunuyorum! Ilginc bir sekilde, "ne varsa cal aslanım" dedigimde o anki duygu durumuma gore birseyler buluyor. Beni gercekten cok sasirtiyor. Bu empati ne yazik ki ne pandorada ne last.fmde ne de danismanimda var.
Asil kesfimi soylemeyi unuttum!! Ra Ra Riot!! Ozellikle Winter '05. bu sarkı burayi anlatiyor! hemen ona da link verelim.
Posted by
cenin
at
11:12 PM
1 comments
Wednesday, August 13, 2008
taste of syracuse
bombos syracuse sandıgım kadar bos olmadıgını gordugum an! resimlerle oynamayı yeni yeni ogreniyorum.
Posted by
cenin
at
6:56 AM
0
comments
Thursday, May 29, 2008
schadenfreude
Bugun ofis arkadasimin inboxina gunun kelimesi "schadenfreude" olarak dusmus. Bunun uzerine bir kac email zincinrinden sonra bir youtube videosuna ulastik. Olay videoda degil, sarkinin kendisinde. gunesli bir syracuse sabahinda, biz iki uykusuz tembel bilim insanlarini o video pek guldurdu. tabii ki videoyu ekliyorum ama once bir uyarida bulunmam gerek. gereksiz yere harry potter resimleriyle suslemisler, bence sadece sarkiyi dinleyin.
sarki - schadenfreude - avenue q'dan.
Posted by
cenin
at
4:29 PM
0
comments
Sunday, March 2, 2008
kar taneleri ve nokta
- baslık cok şık oldu ama yazı hic şık degil -
kar yagdıgı zaman yolları tuzlamak cok ilginc gelirdi bana. cunku guzel ankarada kar yagınca bir adet kar kureme aracı (sanırım cidden bir adet var ondan) yolları acar ardından da tuzlardı. tabii bu sadece ankaraya has degil. ama o tuzu hic gormezdim. yani hic tuzu gordunuz mu? syracuseda surekli o tuzun ustunde yuruyoruz! hatta eve aldık 1 dolara, kapıya o tuzu dokuyoruz. bana cok garip geliyor hala! igrenc bi sey o tuz, herseyin rengini degistiriyor ve hatta sanirim botlarımı da eskitiyor. ama o tuz sayesinde yerin rengini gorebiliyoruz tabii. Bir de bu sene ılık bir kıs gecirdigimiz soyleniyor. Dogrudur ben bundan fazla bekliyordum. Artık tuzla ilgli ayrıntıları seneye yazarım:)
hahah aslinda kar kuremek uzerine de yazabilirim. ama onu bir kere yaptım. cogunlukla ya ev arkadasım ya da ust komsu yapıyor ki, bir sekilde yol acılıyor. Ama bir kac cumle yazabilirim herhalde. Kar kurerken kendinizi Zeyna veya Herkul sanabilirsiniz. Gelismemis super egolar icin zararlı olabilir! Bir anda kar kureme gerceginden uzaklasip dunyayi beyaz bir canavardan kurtadiginizi sanabilirsiniz.
aslinda kıs adına daha cok sey yazılabilir ama nedense bir turlu ilginc gelmiyor. sanırım artık kıs bitse de yaz gelse de şıpıdık terliklerimizi giysek demeye basladım!!
syracuse, kıs, bir de spring break (cunku bahar geldi, agaclar ciceklendi ya) - daha ne yazabilirdim ki!
dunyadan uzagım! ama yakında tam ortasinda olacagim (gercekten mi? bilmiyorum)
acaba rahatlıgın duygusuzluga donustugu noktada mıyım? tabii o bir noktaysa?
neyse bir suru kar tanesinin beyaz bir canavar olusturdugu noktadayız!
gitmeden son soz:
das pop - you (tesadufler tesadufler! acaba ne kadar tesaduf onlar. neden tum bu tip tesadufler muzikle ilgili? neden siz benim soyledigim hic birseyi anlamıyorsunuz? cunku aslinda hem soylemek istiyorum hem de bilmenizi istemiyorum! kısaca tesadufler! bir anda kulagınıza takilan sarki ne kadar da o andır aslinda. uykunuzdan uyandırır.)
hic editlemeden baskıya gonderiyorum ve bu okuduklarınız 1. kısa sureli hafıza (calisan bellek) problemimin oldugunun 2. kafamın ne kadar karısık oldugunun kanıtı. uyumalıyım ve tum tesadufleri yerine oturtma isini bilincsiz beynime bırakmalıyım.
Posted by
cenin
at
11:17 PM
1 comments



